26 Temmuz 2017 Çarşamba

YÜKSÜK ÇORBASI

Hayat Bir Nefestir Aldığın Kadar!...Hayat Bir Kafestir Kaldığın Kadar!...Hayat Bir Hevestir Daldığın Kadar!...
Demiş Mevlana Celalettin-i Rumi...
Ne kadar yaşarsan yaşa yinede ömür kısa gelir insana,yapacak işeri bitmemiş yarım kalmıştır hep...
Biraz umutsuz gibi oldu ama hayatın gerçeği bu aklımızdan çıkarmamız gereken...
Bugün Yüksük Çorbasının tarifini yazacağım...
Bu çorbayı annemden öğrendim ve ramazanda 2 kere yaptım...

Tuğçenin İftar sofrasında yedik,yüksük çorbası benden diğerler yemek ve mezeler ondan olmak üzere...Enfes bir çorba gerçekten... 
Mersin-Adana-Hatay yöresine ait bir çorba hatta bir yemek...Ancak bizim çorba biraz daha değişik,kırmızı ve yeşil biber ve dereotu-maydanoz ikilisini koyduğumuzdan...
Tarif Şöyle;
     Malzemeler: 
    ---------------
  • 1 baş soğan
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 adet kapya biber
  • 2 adet çarliston biber
  • 1 kase mantı
  • 1 kase haşlanmış nohut
  • 1 adet limon
  • 1 kase et veya kemik suyu
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Dereotu-maydanoz
  • Tuz,karabiber,pul biber
  • Arzuya göre kuru nane 


    Yapılışı :
   ----------
  • İlk önce soğanı tereyağında soteleyin ,sonra ince doğranmış biberleri ekleyip kavurun...
  • Salçasını da ilave ederek,su ekleyin ve kaynayınca içine bir kase haşlanmış nohutu ve mantıları  atın...
  • Mantılar pişerken tuz,karabiber , pul biber ,doğramış dereotu ve maydanozu ve sıkılmış bir limonun suyunu ekleyin...
  • Varsa bir su bardağı et veya kemik suyu ilave edin...
  • İyice piştikten sonra üzerine kuru nane serperek servis yapın...
  • Hazır kuru mantı kullanabilirsiniz ama mantıyı kendiniz yaparsanız çok daha lezzetli olacaktır...Veya mantı yaptığınız bir gün bir kase mantıyı bu çorba için dipfirize atarsınız daha sonra pişirirsiniz...
                                        Afiyet Olsun!!!

24 Temmuz 2017 Pazartesi

ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI YAPILIŞI

Günaydın Hayırlı Sabahlar,Güzel Bir Pazartesi Olsun Herkese!!!
İzleyicilerimden "Tülin Hanım neden zeytinyağlı yaprak sarmanın tarifi yok blogunuzda" şeklinde bir soru gelince gerçekten 10 senedir çeşitli sofralarda  resimleyip bahsettiğim çok bilindik sarmanın tarifini yazmamışım...Büyük eksiklik deyip hemen harekete geçtim ve bayramda sardığım ve fotoğraflarını çektiğim dolmanın ki gerçekten dolmalarım beğenilir,tarifini vermek istiyorum...

7 den 70 e herkesin severek yediği,sofraların baştacı zeytinyağlı yaprak sarma
her ne kadar da zahmetli olsada yemesi bir o kadar lezzetli... 
Yeterki saracağınız yaprak ve hazırlanan iç malzeme güzel olsun...Kalem gibi upuzun dolmalardansa orta boyda sarmak en iyisi çünkü uzun dolmaların iç malzemesi az olduğundan sadece yaprak yiyor hissi veriyor...O nedenle orta boyda ve iç malzemesi daha bol olarak sarıyorum... 
Tarifimiz Şöyle;

      MALZEMELER:
      ---------------------

  • 1/2 kg üzüm yaprağı(salamura veya taze olabilir)
  • 1-2  baş soğan
  • 2 su bardağı pirinç
  • 1/2 demet dereotu
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı zeytinyağı  içine 
  • 1 su bardağı zeytinyağı pişerken üzerine
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 adet kesme şeker
  • 1/2 limon suyu
  • 2-3 yemek kaşığı nane 
     YAPILIŞI:

  • Yaprağınız salamura ise öncelikle sıcak suda biraz bekletip,tuzunu akıtın ve bir tenzerede haşlayıp,ocağın altını kapatın...Taze ise yıkayıp,direk haşlayın...
  • Soğanları soteleyip,zeytinyağında pembeleşene kadar kavurun ve yıkanmış pirinci de içine alarak kavurmaya devam edin...
  • Daha sonra bir yemek kaşığı salça,tuz,karabiber,pul biber,tarçın,dereotu ve kesme şekerini ekleyin ve üzerine 2-3 parmak çıkacak kadar su ilave ederek pişirmeye bırakın...
  • 1/2 limonun suyunu ve nanesinide ekleyin...
  • Ben iyice pişiriyorum pilav gibi,biraz pişmemiş olursa sardıktan sonra ne kadar pişirsenizde diri kalıyor pirinçler...
  • Daha sonra sarma işlemine geçiyoruz...
  • Ben küçük bir tepsi veya büyük bir tabak içinde kök kısmı bana gelecek şekilde içine bir kaşık iç pilavdan koyarak,yanlarını içe katlayarak sarıyorum...
  • Tencerenin dibine bir adet sade yaprağı açarak seriyorum ve üzerine sardığım dolmaları yerleştirip,su ilave edip,bir bardak da zeytinyağı dökerek pişiriyorum...
  • Dolmalarınızın açılmaması için üzerine düz bir porselen tabağı ters çevirerek kapatıp pişirebilirsiniz ...
  • Dilerseniz pişerken yarım limon daha sıkabilirsiniz...
  • Limon dilimi sakın koymayın derim,acımsı bir tat veriyor limon kabuğundan dolayı...
  • Arzu ederseniz içine kuş üzümü ve dolmalık fıstıkda ekleyebilirsiniz,bizim evde sevilmediğinden ben kullanmıyorum...
  • Kolay gelsin ,yapanlara afiyet olsun....
                                       Şen ve Esen Kalın!!!

21 Temmuz 2017 Cuma

TATİL-2017-İZMİR ALAÇATI-ÇEŞME VE NEA GARDEN HOTEL

Didim Aquasis Otelden ayrılıp İzmire doğru yola çıktık...
İzmirde Küçükyalı 150. YIL PTT Evindeydik...Gayet güzel temiz odası ve merkezde oluşu işimize yaradı...Konakda saat kulesinde fotoğraf çekildik,denize sıfır %100 cafede yemek yiyip denizin ve esintinin tadını çıkardık,burası avm nin içinde harika bir mekan...Kolajın sol alt köşesindeki resimde görünen İzmir Büyükşehir Belediyesi...
%100 cafeden görünüm ve izmire gelip izmir köfte yemeden olmazdı..
Sonra kordonda gezinti ve fotolar...
İzmirde 3 gün kalmayı planlamışken ,Çeşme ve Alaçatı bu kadar yakın olunca  gitmek istedim,eşimde kırmadı beni ve hemen ETS turumuzu arayarak Alaçatıda bir Butik Hotelden 2 günlük yarım pansiyon rezarvasyon yaptırdık...Çok da iyi etmişiz,çok beğendik oraları...
Navigasyon bizi Hotelin önüne götürdü,harika bir alet...
Alaçatı-Nea Garden Hotelde  bizi Melih Bey ve Gülbin Hanım karşıladı...
Kendilerine çok teşekkür ediyoruz...Ne Garden Hotel için tıkkkkkk
O kadar isabetli bir karar vermişizki çok mutlu olduk...Diyebilirimki bir yıllık yorgunluğumuzu 2 günde attık kendi evimiz gibi olan bu Hotelde...Büyük otellerin curnuna ve koşturmasından uzak, tamamen kendi dairenizde kalıyormuşda bahçenizde havuza giriyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz...
Fotoğrafları büyütmek için üzerine tıklayabilirsiniz...
Biz yarım pansiyon rezerve ettirdiğimiz için sabah kahvaltısı,5 çayı ve Ege esintili akşam yemeği yedik...Diğer misafirler akşam yemeklerini otel dışında yemek üzere çıkıyorlardı...Bence yemeyenler pişman olmalı ki Gül Hanımın nefis lezzetlerini tatmadıkları için...İyiki yarım pansiyon tercih etmişiz dedirten,zeytinyağlı mezeleri ile mest eden,tam kıvamında yemekler yedik...
Açık havada mis gibi kahvaltı ve yemek ....
Bahçede harika oturma takımları ile çay keyfi...
İki katlı bir apartman düşünün ve dört daire hotelin odaları bu şekilde idi... 
Odaların içten görünüşü...
Gündüz ve akşam kafa dinleme yeri ....
Ünlülerinde tercih ettiği bir mekan...
Dışarıda keremin pozları ve havuz..
Daha Alaçatının içini gezmeden ilk akşam Çeşmeye gittik...
Çeşme Kalesi...

Çarşı içi ve kordon..
Çok beğendik biz Çeşmeyi ve Alaçatıyı...
Nefis dondurması ve meyveleri harika...
Domates şeklinde şeftali ve nektarin...
Ama esintisini anlatamam ancak yaşamak lazım...
üç taraftan denizin verdiği esinti allerjilerimi aldı götürdü,hiç ilaç kullanmadım orada...
Daha sonraki gün Alaçatının çarşısındayız,eski evlerinin önündeyiz...Rengârenk pencere ve kapıların süslediği cumbalı taş evleri, begonvillerin ve sardunyaların sarmaladığı Arnavut kaldırımlı sokakları, lavanta kokulu hediyelik eşya dükkanları, mavi tahta sandalyeli ve yöreye özgü motiflerle işlenmiş masa örtülerinin süslediği kafe ve restoranlarıyla pek keyifli bir atmosfere sahip...
Enfes damla sakızlı dondurması ve Kumrusu ile meşhur Alaçatıdayız,...
Herşey harkulade görünüyor...Hacımemiş sokağı, şirin kafe ve restoranları, antikacı dükkanları, galerileri, seramik ve cam işçiliği atölyeleri ve daha bir çok farklı mekânlarıyla dolu...
Sonra Sahile iniyoruz,Ilıca sahiline,deniz çok dalgalı ve haşin...Kumsalı, cam gibi denizi ve meşhur rüzgarıyla Alaçatı, her sezon yerli ve yabancıların akınına uğruyormuş... Rüzgarın yönü ve derecesine göre tercih edilen plajlardan en ünlüleri Kum Beach, Mocca Beach ve Çark Plajı imiş...Biz Ilıca plajında gezindik,eşim ve kerem ayaklarını soktu denize ve bende bol bol foto çektim...
06.07.2017 
Alaçatıda son olarak kahvaltımızı yapıp,Ankaraya doğru yola çıktık..Manisa-Salihli-Turgutlu yolu üzerinden giderken Turgutludan nefis Ege Zeytinlerinden aldık...Kayınbirederim ve Eltim bizi bekliyordu...Akşam 7 gibi ulaştık Ankaraya...Yemeklerimizi yiyip çayımızı yudumladıktan sonra heyacanla kızımızı almak üzere havaalanına giitik...11:30 gibi geldi Sebanur...5 aydır ayrı kalmanın özlemi ile buluştuk...Oradan yine Tedaş Misafirevindeydik...
Sabah uyanıp kahvaltımızı yaptıktan sonra bu sene kızımızın 2 arkadaşı ile oturacağı eve gittik..Arkadaşı Esra ailesinide çağırmıştı onlarlada tanıştık,çok mutlu olduk ve hemen kızımızın odasına yatak odası mobilyası almak üzere İKEA ya gittik...ogün 13 bin adım atmış olduğumu döndükten sonra telefonumdaki adım ölçerden gördüm ve çok yorulduk tabiki...İkea nakliye için 2 gün kurulum ve montaj için bir hafta süre verince,nakliye ve montaj işini kendimiz halletmeye çalıştık zira zamanımız yoktu...Eşim sağolsun geç saatlere kadar uğraştı,kızlarda ona yardım ettiler,ancak bitmedi ve 2. gün tekrar sabah gelip uğraştı ben ve Esranın anneside evi toparladık...Cumartesi akşama doğru 4 gibi Erzincana gelmek üzere yola çıktık ve çok şükür evimize gece saat 1:30 gibi ulaştık...
2017 yılı tatilimiz bu şekilde tamamlandı demiyeyim Kurban Bayramı içinde farklı planlarımız var...
Hayırlısı olsun diyelim ve yoğun iş temposu ve kavurucu sıcaklarla uğraşmaya devam edelim...
Şen ve Esen Kalın Efendim!!!

18 Temmuz 2017 Salı

TATİL 2017- DİDİM-AQUASİS DELUX OTEL

Bu Seneki Tatil Planımızı Küçük Kızımızın Yurt Dışından Gelişine Göre Ayarladık...Tatilimiz yapıp Ankaraya dönüp,onuda alarak Erzincana dönmek üzere...
Ancak Otel Seçimini Oğlumuz yaptı...Aqua Havuzu Bol Bir Otel...Yol çok uzun olunca her zamanki gibi Ankarada TEDAŞ Misafirevinde konakladık...Gerçekten Ankarada kendi evimiz gibi... 
2.Gün Sabah erkenden Didime gitmek üzere yola çıktık ve 7 saat sonra Oteldeydik...
Diyebilirimki son 15 yıldır gittiğimiz otellerin içinde 1 numaraydı...
Eşim ki çok fazla memnun olmaz otel konusunda ama buraya 5 yıldız verdi...
Aquasis Delux Resort Otel için Tıkkkkkkkkkk


Google Plusa Otel için yazdığım yorum bu...
Gitmek isteyenlere yardımcı olur kanaatindeyim...
Son 15 yıldır gittiğimiz otellerin içinde 1 numara!!! Son 15 yıldır her sene ailemle birlikte çeşitli otellerde tatil yaptık...Eşim bu konuda çok seçici olduğundan tam olarak memnun olduğunu ifade edemem...Ancak AQUASİS OTEL için 10 numara deyimini kullandı...Gerçekten 10 numara tatil yapmak isteyen ailelerin oteli Aquasis...2 kızımızın gelemediği sadece 10 yaşındaki oğlumuzla geldiğimiz ki Aqua havuz için oğlumun netten bulduğu otelde keşke hepimiz burada olsaydı dediğimiz ve son derecede memnun kaldığımız ve hatta seneye maile gelmeyi planladığımız 2-3 gün daha uzatmak isteyerek yer bulamadığımız muhteşem otelinizde tüm personele ve bu kadar güzel ayrıntıyı düşündüğünüz için yöneticilerinize çok teşekkür ederiz...Standart göl odasını oğlum tercih etmişti ve ben geldiğimde biraz tedirgin oldum keşke sunset beach odalada veya otelin normal odalarında kalsaydık diye ama kalmaya başladığımızda kendi evimizin havuzundaymışız gibi rahat ettik ve bundan sonra geldiğimde yine göl odalarını tercih edeceğim.... 


 Diğer kaldığımız otellerde havuzların hijyen olamaması nedeniyle denizi tercih ettiğim halde burada 1 kere denize girdim...Akşamları havuzları temizleyen robot süpürge içimizi rahatlattı...Restoranın kalabalık olduğu ve bir müddet masa arama doğrudur ancak bu kadar büyük ve çok misafiri olan bir otel için normal diye düşünüyorum...Yemekler çok lezzetli ve çeşit çok bol...Temizlik hem otelin genelinde hemde odalarda 10 numara...Restorana uzak bir göl odasında kalmamızın avantıjı günde 10 bin adım atmama ve hem yüzerek hemde yürüyerek spor yapmama olanak sağladığı gibi yediklerimizi de yakmamızı sağladı...Eğlence anlamında fazla beklentimiz olmadığı için akşamları lobide veya pastanede çay kahve içerek geçirdik...Oğlumuzda ninebord (elektronik kaykay) ile tesis içinde tur attı ve dönüşte bizede aynısından aldırdı...Fazla esintili olan tesis sıcaklarda efil efil rahatlık veriyor...Olumsuz yorum yapan insanlara aldırış etmeden gönül rahatlığı ile tercih edebileceğiniz bir otel...Özellikle çocuklu ve bebekli ailelerin tercih edebileceği bir ortam mevcut...Tüm Aquasis çalışanlarına ve herşeyi ayrıntılı olarak düşünüp uygulayan yöneticilerine teşekkür ederim...Aquasis 10 numara 5 yıldız...
Pastanesi her daim çay kahve keyfi... 
Kapalı havuzu hiç kullanmadık...Çünkü Göl Odasında kaldığımızdan ihtiyaç duymadık... 
Oğlumuz bol bol Aqua Havuzu Kullandı.. 
Hergün fotoğraf çekilmeyi ihmal etmedim her ne kadar oğlum bu durumdan hoşnut olmasada... 
Yemekler çok lezzetli ve çok çeşitliydi... 
2 akşam Didimin içini gezmeye gittik..
Otelin içi gayet güzel ve güzel dekore edilmişti... 
Göl Odaları kendi evinizin havuzunu kullanır gibi... 
Akşamları Lobide vakit geçirdik... 
6 gece konakladığımız otelden öğlen üzeri ayrılmadan önce kahvelerimizi de içmeyi ihmal etmedik...
İzmire doğru yola çıktık...
Devamı Bir Sonraki Yazımda...

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!