22 Eylül 2017 Cuma

2017 KURBAN BAYRAMI* GÜMÜŞHANE- KARADENİZ-SAMSUN-SİNOP GEZİSİ

Hayırlı Cumalar Kıymetli Takipçilerim...
20 gün olmuş sayfamı yenilemeyeli,hep bir koşturmaca ile yoğunluk ,ancak fırsat bulabildim...
Kurban Bayramını geçirmek üzere tatil planı yapmıştık.Daha sonra tatil 30 Ağustos Zafer Bayramı ile birleşince bizde dünürlerimizin daveti üzerine Gümüşhaneye gittik...30 Ağustosu dolu dolu yaşadık ogün...Sağolsunlar çok güzel ağırladılar bizleri...
Mıhlama , Fasulye Kavurması ve birçok lezzetlerle dolu harika bir kahvaltı yaptık tersata,orman havası ve bayrağımızın gölgesinde...Küçük kızımız Ankarada olduğundan Sinopta buluşmaya karar vermiştik onunla...Annemde bizimleydi,keyfimiz yerindeydi çok şükür...O gece Gümüşhanede konakladıktan sonra sabah erkenden yola çıktık...Büyük kızımız ve damadımız Gümüşhanede kaldılar,bayramın 2. günü geldiler yanımıza...
İlk durağımız Samsun oldu...Erzincanın sıcağından sonra serinlemek çok iyi geldi bizlere...Bu sene Erzincan rekor kırarak 45 drc.lere çıktı...Yolculuk harika geçti,çay-kahve molası,yeme içme derken Annem ve Kerem arka koltukta geyet keyifliydiler...
Sinopa geldiğimizde hava daha sıcaktı ve üç tarafı denizle çevrili Sinop harikaydı...
Karadenizde her ili görmüştüm çok güzeldi  ama Snop bir başka güzelmiş dedim...
Zaten Deniz aşığı ben gördüğüm her deniz kenarına yerleşme planları yaparım...Eşim ve çocuklar gülerler bana...Ama yinede ben Egede doğmalıymışım derim...
Orada hiç alerji ilacı kullanmıyorum rinitim geçiyor hayat kalitem artıyor çünkü...Özellikle Çeşme veya Alaçatı olabilir...Tabi hayaller Ege , gerçekler Erzincan...Çok şükür,bin şükür çok memnunum işin latifesi...Sağlık ve huzurun olduğu heryer çok güzel...
Sinopta Diyojen Otelde konakladık...
Denize sıfır konumu olan otelden çok memnun kaldık...Ayrıca büyük bir yüzme havuzu olan otelin tadını Kerem çıkardı...Sebanur daha sonra geldi yanımıza...Arefe günü telaşı olmadı akşamdan...Bayram sabahını değişik yaşadık otelde...Bayram sabahları evde bol koşturmalı olduğundan ,sakinlik farklı geldi tabi...Ama  deniz manzarası eşliğinde çok güzel bir kahvaltı yaparak,bahçede kahvelerimizi yudumlamak dinlendirdi...

Otleden deniz manzaraları...
Bayram sabahı özçekimlerimiz...
Daha sonra şehir turu...
Sahilde,aşıklar caddesinde yürüdük,Mantıcı Melahatta Sinop Mantısı yedik...Daha neler neler...
Adalet Sarayı çok hoşuma gitti, bahçe düzenlemesini çok beğendim...
2. Gün tekrar gezmeler,tekne turu...
Tekne turu çok güzeldi,serinliği içimize çektik...
Sahilde çarşı pazar gezmeleri, çay bahçesinde çekirdek ve çay eşliğinde dinlenmece...
Akşam dondurma keyfi...
Otelin içinden kareler...
Otelin bahçesinden deniz manzarası...
Gözlerimizi doldurduk iyice,denizi içimize çektik...


Büyük kızımız ve damadımız 3. günü geldiler Sinopa...
Tarihi cezaevini ve şelaleyi onlarla gezmeyi planlamıştık...
Bayramın 3. Günü de Gezmeye Gittik...


Beklediğim gibi değildi açıkcası...Belkide bir rehber olsaydı o duyguyu yaşatacak şekilde anlatsaydı daha farklı olabilirdi...En çok etkilendiğim tek kişilik ve sadece ayakta durabilecek şekilde olan hücrelerdi...Allah kimseleri düşürmesin,soğuk ve sevimsiz bir ortam tabi... 
Çocuklarımla özçekim...
Sebanur ile Özçekim...

Daha sonra Erfelek tatlısu Şelalesine gittik...
Yarım saatten fazla sürdü yol ve sıcak perişan etti...
Bayram dolayısıyla olan kalabalığa inanamadım...
Mahşer yeri gibiydi...Gözleme ile karnımızı doyurduk,doğanın güzelliğini de içimize çekerek tekrar otele döndük...
Şelalenin tepesinden suya atlayanlar,serinlemek için girenler,fotoğraf çekilenler v.s...
Bayramın 4. günü kahvaltıdan sonra çıkış yaptık ve Sebanuru Ankaraya yolculamak üzere Terminale gittik hep birlikte...Ve daha sonra 2 araba yola devam ettik...Geze geze dura dura geçtik şehirleri...
Tuğçelerle  Gümüşhanede ayrıldık,onlar birkaç gün daha kalıp döndüler...Bizde gece evimize vardık,2. gün işe başlamak üzere...
2017 yılı tatil ve gezi olayını da noktalamış olduk...
Seneye yeniden yeni yerlerde gezmek ümidiyle ...
Şen ve Esen Kalın....

1 Eylül 2017 Cuma

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN


18 Ağustos 2017 Cuma

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye

Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.
Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!
 
Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.
                                        
Bir boomads advertorial içeriğidir.

11 Ağustos 2017 Cuma

GÜNEŞİ İÇTİK GÖZLERİMİZLE



Yükümüz göz kapaklarımızdaydı
Ve gözlerimizdeydi korkularımız
Korkularımızı da yükümüzü de gözlerimizde taşıdık biz
Geceyi gördük korkularımızla
Ruhumuzun yalnızlıktan sızladığını
Sonra her gecenin bir sabaha gebe olduğunu

Karanlığın ardından doğan güneşi gördük sonra
Güneşi içtik gözlerimizle
Ve ısıttığını gördük hiç kimseyi ayırmadan
İçinde biriken güneşle boyluboyunca önümüzde eğildiğini gördük toprağın
Yağmuru gördük toprağa ince ince düşerken
Biz yağmuru, en kurak toprakları yeşertirken gördük
Yağdı mı bütün yeryüzü için yağardı yağmur ve toprak hepimiz için kokardı..

Suyun büklüm büklüm ülkelerce kıvrılıp aktığını gördük korkulu gözlerimizle
Sırrını ve sabrını taşların
Yanağımıza sıcacık selamlarla dokunan rüzgardan alırdık ötelerin haberini
Aradıklarımızın izine hep dumanlı dağların zirvelerinde rastlardık biz
İki yanımızda yol boyunca uzanırken karanlık biz ışıklarımızı mağaraların
Zifiri köşelerinde bulurduk
Korkardık..
Ve biz gözlerimizle korkarken düşüncelerimizde sadece ve sadece ona sığınırdık

Bizden habersiz uçardı kuşlar gök yüzünde
Biz ondan korkardık
Ve kuşlar sessiz sakin öylece uçardı
Yaşadığımızı hissederdik korktuğumuzda
Yaşadığının farkına korkularıyla varırdı insan
Çünkü insan sevdiği kadar korkardı
Seviyorsak çünkü kaybetmekten deliler gibi korkardık
Korkularımız kaybetmektendi..

Sonra kaybettik korkularımızı
Vazgeçince korkularımızdan, göz kapaklarımızdan mühürlendik
Bakışlarımızla öldürdük sessizce uçak kuşları
Rüzgarı ve sesleri gözlerimizle susturduk
Suçlar işledik, içimize işleyen suçlar
Kirlendiği çok oldu bakışlarımızın ve kirlendi masallarımız
Günaha değmişliği vardı ellerimizin, cennette bile
Çünkü insandık
Çöller içinde kumdan kentler kurmaya yeltenen acizliklerimiz oldu nesiller
boyu
Oysa çoğalttıklarımız sadece şahitlerimiz oldu

Mühürlendi gözlerimiz ilahi, bu doğru
Ama bir tek kalbimize mühür değmedi
Ayağımız kaysa da şeytanın izine, hiç kaymadı yüreğimiz
Çünkü insandık ve nurumuz içimizdeydi
Pırıl pırıl çarpardı kalbimiz
Aşkla, dostlukla, kardeşlikle doluyuk
Çünkü biz cömertliği güneşten öğrendik
Tevazuyu topraktan, sabrı taşlardan
Çünkü yağmurdan öğrendi gözlerimiz, milyonlar için yağmayı

Biz kainattan öğrendik sevmeyi, umudu ve her an yenilenmeyi
Tevbelerimizi de ondan öğrendik, kalplerimizin mühürlenmeyişi işte bundan
Çünkü biz tevbelerimizi göz yaşlarımızla yıkamayı öğrendik kainattan
Tevbelerimiz vardı ve Allah ezansız zamanlarımız için zamansız ezanlarını yolladı
Cumalarını bu yüzden yolladı Allah
Sığınmayı, arınmayı, yeniden yeniden umutlarla dolmayı
Ve Rabbin affının büyüklüğünü cumalardan öğrendik biz

Bugün cuma
Susmadan şehirler ve mühürlenmemişken kalplerimiz
Tevbelerimizi arındırma vakti
Korkuyu yeniden öğrenme vakti
Sevebilmek için

Bugün cuma
Cumanız mübarek ola

http://www.diyanetradyo.com/diyanet-radyo-fragmanlar

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!